GrknCnplt

03 Kas, 2019

Kıyamet Mitolojileri Yayınlandı!

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Kitap

Kıyamet Mitolojileri

Der-gah‘ın kurucularından Gönül Yonar’ın yeni kitabı Kıyamet Mitolojileri çıktı. Ötüken Neşriyat tarafından yayınlanan kitap, yazarın daha önceki Yaratılış Mitolojileri adlı eserinin aksine, dünyanın yok oluş sürecine dair olan süreci inceliyor.

Kitabı satın almak için aşağıdaki bağlantılara tıklayabilirsiniz:

https://www.otuken.com.tr/gonul-yonar-kiyamet-mitolojileri

https://www.kitapyurdu.com/kitap/kiyamet-mitolojileri-amp-kurtla-kiyamete-kalmak/518751.html

Kıyamet günü Sûr’a üflendiğinde, yeryüzündeki bütün canlılar ölecek. Bütün dağlar yerle bir olacak. Ağaçlar köklerinden sökülüp savrulacak. Korkunç bir rüzgâr âlemin altını üstüne getirecek. Bütün canlılar cansızlar yok olurken, bir bozkurt, ayakta kalmak için direnecek. O korkunç rüzgârda, önce tüyleri dökülecek, sonra derisi soyulacak, etleri lime lime kopacak bedeninden. Acı çekecek, susacak… Ama son ana kadar ayakta kalacak.

 

Yaratılış Mitolojileri adlı çalışmasında insanlığın köklerine, başlangıç hikâyelerine, farklı medeniyetlerin aynı öz etrafında şekillenen doğuş anlatılarına odaklanan Gönül Yonar, Kıyamet Mitolojileri’nde bakışını insanoğlunun yok oluş öykülerine, yıkım ve kıyamet efsanelerine çeviriyor. Gog ve Magog’dan Deccal’e kahredici düşmanların ve Mehdi’den Mesih’e beklenen kurtarıcıların da dâhil olduğu Kıyamet Mitolojileri, İran, İbrani, Hıristiyan, İslam ve Türk mitolojilerinin temel eskatolojik doktrinlerini ele alırken şu gerçeği de anlamamızı kolaylaştırıyor: Bilim karşısında mitsel anlatı, evrenin yaratılışında olduğu gibi onun sona ermesinde de bir sözünün olduğunu söyler.Referansının deneysel ve gözleme dayalı bilgi olmadığını bilse de, bilimi üreten insanlığa reddedemeyeceği bir şeyi fısıldar: “Her ne olursa olsun evrenin bir sonu var.”

 

27 Eyl, 2019

Amazon Türkiye’de Barkod Muafiyeti Başladı

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Bilişim

Geçtiğimiz senenin eylül ayında Türkiye satış sitesi açılan Amazon, küçük ölçekli şirketlerin de rekabetten yaralanabilmeleri için barkod muafiyeti uygulamasını başlatacağını duyurmuştu. Tam bir sene boyunca bu muafiyeti bekleyenler için müjde geldi. Amazon, daha evvelden barkod muafiyeti için başvuru yapan satıcı hesaplarına amazonservicesturkey@amazon.com.tr adresinden bir e-posta göndererek muafiyetlerin başladığını ve bunun için ne yapılması gerektiğini belirtti.

Buna göre artık siz de barkod muafiyetinden yararlanarak Amazon Türkiye’de satış yapmak istiyorsanız, aşağıdaki bilgilendirme metnindeki adımları gerçekleştirerek başvurunuzu tamamlayabilirsiniz.

Merhaba,

 

Kısa süre önce barkod muafiyeti talebinde bulunmuştunuz. Artık barkod muafiyeti için başvuruda bulunabileceğiniz ve başvurunuzun onaylanması halinde Amazon.com.tr’de ürünlerinizi barkodsuz olarak listeleyebileceğiniz konusunda sizi bilgilendirmek isteriz.

 

GTIN muafiyetine başvurabileceğiniz bazı durumlar aşağıdaki gibidir:

 

  • Marka sahibinin veya üreticinin GTIN olmadan temin ettiği ürünler (örneğin, özel markalı ürünler)
  • GTIN’i bulunmayan markasız ürünler (örneğin, toptan satış ürünleri)
  • GTIN’i bulunmayan parça ürünler (örneğin, elektronik ürün parçaları)
  • GTIN’i bulunmayan ürün setleri

 

Başvuru için marka sahibinden veya üreticiden alınmış bir destek mektubu gerekmektedir. Bu konuda size rehberlik etmesi için, Seller Central hesabınıza giriş yaptıktan sonra Satıcı Destek ekibiyle iletişime geçin.

 

Satıcı Destek ekibimize, Seller Central hesabınızda yer alan “Destek Al” bağlantısından ya da “Yardım” menüsündeki “Bize Ulaşın” sekmesinden “Ürünler ve envanter” > “Diğer ürün veya envanter sorunları” seçeneğini seçerek ulaşabilirsiniz.

 

Saygılarımızla,

 

Amazon Türkiye

Etiketler:

02 Ağu, 2019

Dijital Çağın Ekonomisi

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Bilişim

Not

Bu yazı ilk defa, 13 Kasım 2017 tarihinde Ekonomi Haber‘de yayınlanmıştır.

Tarihin, şüphesiz en hızlı gelişen ve büyüyen olgusu bilişimdir. Temelde mekanik ayrımından elektronik bağlantısına geçtiği II. Dünya Savaşı’ndan itibaren tedricen ama katlanarak büyüyen, gelişen ve olağanüstü boyutlara erişen bilişim, bünyesinde sadece bilgisayarları ve cep telefonlarını değil, aynı zamanda banka sistemlerini, ekonomiyi, diğer elektronik mucizeleri de barındırmıştır. Tıpkı dünyanın gelişimi gibi, buna paralel olarak ilerleyen bilişim sektörünün başat aktörü internet ise, bu sektörün en büyüğü, en afacanı ve en sevimlisi olmasının yanı sıra en genci, en haylazı ve en korkuncu olarak karşımıza çıkıyor. Artık biliyoruz ki, uzay coğrafyası gibi internet de durağan bir yapıda değil, dinamik hareketleriyle sürekli büyüyen ve gelişen sonsuz yapıyı haizdir. Bu internet kavramının içerisine soktuğu her şey, hayatımızdaki hemen her noktaya temas etmeyi de ihmâl etmiyor.

İnternetin fırsat yarattığı, alanını genişlettiği en büyük saha ise kesinlikle ekonomi olmuştur. Doksanlı yılların ortasından itibaren gelişmeye başlayan internet ve ekonomi ilişkisi, çok kısa süre içerisinde büyümüş, büyümüş, büyümüş ve kocaman olarak; tıpkı ağızda şişirilen bir sakızın alfa konumuna geldiğinde patlaması gibi milenyumdan hemen sonra patlamıştır. Tarihe Dot-Com Balonu olarak geçen bu hadise ile NASDAQ Borsası’nın altüst olmuş ve eski kurtlar, geleceğin teknolojisinin internet olmadığını bildiklerini sanarak gururlarını okşamışlardı. Bu krizin yerel hükümetler tarafından alınan kimi kararlar, yapılan yasal düzenlemeler, eski kafanın hâlâ yeniye adapte olamaması gibi birçok sebebi bulunabilir. Sorumlu çok, ancak suçlu olarak şüphelimiz internet. Yanıldılar. Yazının devamını okumak için tıklayınız »

01 Ağu, 2019

Garip İki Hikâye: Demiryolları ve Çay

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Târih

Not

Bu yazı ilk defa, 10 Kasım 2017 tarihinde Ekonomi Haber‘de yayınlanmıştır.

Demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan… Evet ördük, ama sonra yeter bu kadar demiryolu diyerek örmeyi bıraktık. Esasında el çektirildik. İyi bir şeyler yapmaya kalkıştığımızda yine birileri “Yeter bu kadar” diyerek önümüzü tıkadı. Her yenilikte olduğu gibi, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk dönemleri de her alanda atak faaliyetlerle geçti.

Çay üretimi 1800’lü yıllardan beri bir türlü başarılamıyordu. Cumhuriyetle birlikte Zihni Derin faktörü ortaya çıktı. Devlet önayak oldu Zihni Derin’e. Batum’a gitti. Birçok çay türünü araştırdı. Başarısız oldu, yılmadı. 300 yıllık köhne bir bürokrasiyle uğraşmak kolay değil. Ankara’nın görevlendirdiği bu adam hep çalıştı. Komisyonlar kurdu, raporlar yazdı. Ne yaptı etti ama çayın doğru düzgün Anadolu’da yetiştirilmesi için her şeyi yaptı. Sonuç ortada. Mevcutta çay, Türkiye’de sudan sonra en fazla olan tüketilen içecek unvanına sahip şu sıralar.

Çayın babası Zihni Derin’in gayretleriyle hükümet, 407 Sayılı Rize Vilayeti ile Borçka Kazasında; Fındık, Portakal, Limon, Mandalina, Çay Yetiştirilmesi Hakkındaki Kanun’u çıkardı. Bölge biraz da olsa refaha kavuştu ve işsizlik azalmaya başladı. Bu yasal düzenlemeyi 1940 yılında 3788 Sayılı Çay Kanunu izledi. Böylece devlet, artık başarılı olan çay üretimini kontrol ve güvence altına almayı hedefledi. Kanunda, çay üretimi yapacaklar için ruhsat alınması zorunluluğu da getirildi. Çay ile ilgili ilk fabrika 1947 yılında açıldı ve onu takip eden fabrikalarla birlikte 1985 senesine bu sayı toplamda kırk beşi buldu. Yazının devamını okumak için tıklayınız »

Etiketler: , , ,

İçerik

Hayede – Faryad

Arşivler

Takvim

Kasım 2020
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30 

Alternatif Tarih

Alternatif Tarih

Görsel Şölen

  • İstanbul Boğazı
  • Kedilerle yaşıyorum.
  • Her şey yasak!
  • Maltepe, Dersaâdet
  • İstanbul Boğazı
  • Develerle yaşıyorum.
  • Her Gece Bodrum.

Kısa Kısa

Kendi kendimden nefretimin çerçevelediği ve çirkinleştirdiği bir dünyada yalnızım. Peyami Safa

Kitap Okumaları

  • Öyle miymiş?
    ~ Şule Gürbüz – Başlangıç: 15.07.2019
  • Hesaplaşma
    ~ Trevanian – Başlangıç: 12.07.2019
  • Satranç
    Stefan Zweig– Başlangıç: 09.07.2019


Okunan Kitaplar

Müze Önerisi

İstanbul Arkeoloji Müzeleri

Telefon: 0212 520 77 40 - 41
Açık Olduğu Saatler: 09:00 - 19:00

Abone Olun

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler ters gitti.