GrknCnplt

03 Haz, 2015

Nasihatnâme

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Târih

İnsanın, avcılık ve toplayıcılığın egemen olduğu bir yaşamdan vazgeçip toprağı kullanmayı öğrenmesi ile vatan olgusu ortaya çıkmış ve vatan toprağını korumak için bilinçli organizasyonlar olan devletler kurulmuştur. Her devlet, İbn-i Haldun’un nazariyesine göre tıpkı bir insan gibi doğar, büyür, gelişir ve ölür. Bu durumda devletler için gösterilmesi gereken yegane çaba, o devletin optimum düzeyde kurumsallaşmasını sağlamaktır. Bu kurumsal kimlik, ülkenin her kesiminde kendini hissettirecek düzeyde olmalıyken, aynı zamanda olması gerekenin en iyisi de olmalıdır. Çünkü, devletlerin olabildiği kadar payidar kalabilmesi devlet düzen ve teşkilâtının sağlamlığıyla alâkalıdır.

Devletler tarihince, yönetici ve asker taifesine nasihatler[1] ve olması gereken normlarıyla bir devletin düzenine ilişkin ipuçları veren eserler yazılagelmiştir. Bu eserlerin içerisinden sıyrılarak popüler tarih ve kişisel gelişim sahalarında günümüzde de ilgi ile okunan kitaplar mevcuttur. Sun Tzu’nun Savaş Sanatı, Nizamü’l – Mülk’ün Siyasetname’si, Koçi Bey’in Risale’si, Yusuf Has Hacip’in Kutadgu Bilig’i hâlâ güncel baskılarla yeni okuyucularına ulaşmaktadırlar.

Yazının devamını okumak için tıklayınız »

20 May, 2015

E-Mürekkep Teknolojisi ve Modern Münevverler!

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Bilişim

Bilim, yazının icâdını Sümerler devrine (İ.Ö. 3500) tarihlendirse de, bizce bu süreç insanlığın başlangıcından itibaren var olan ve sürekli gelişim gösteren bir dönemi ihtivâ etmektedir. Bu nedenle yazının önemi, bugüne kadar var olmuş herhangi bir şeyden daha çok ön plana çıkmakta ve bu minvâlde de değerini korumaktadır. Gerçek o ki, eski Asur İmparatorluğu’ndan kalan mahkeme zabıtlarını okumak, aradan geçen üç bin yıla rağmen büyüleyici bir anlam ifâde etmektedir. İşte bu nedenle söz uçar, yazı ise bâki kalır deyimi insanda heyecan uyandırmaktadır. Bununla birlikte kalemin, kılıçtan çok daha önemli bir silâh olduğu gerçeği de yüzyıllar boyunca önemini korumuştur. Dolayısıyla yazının, yani yazılı bir bilginin sözlü ifâdelerden çok daha önemli olduğu gerçeği sabittir. Yazının devamını okumak için tıklayınız »

Etiketler:

20 Nis, 2015

Önce Kelime Vardı

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Kitap

Bireylerin, hayatını idame ettirebilmesi için yapmakla mükellef olduğu bâzı uğraşılar bulunmaktadır. İnsanlığın var olduğu ilk dönemden itibaren bu zaruret, eksilmeden devam edegelmiştir. Söz gelimi konuşmak, yazmak, tarım yapmak, hayvan gütmek, eşyayı bilmek, gündelik işleyiş hakkında bilgi sahibi olmak, insanların yaşayışları için elzem olan unsurlardır. Bittabi sıralanan bu zorunluluklar, günümüzde daha farklı boyutlarda kullanılmakta ya da yerlerini bir başka zorunluluğa devretmektedir. Ne olursa olsun, temel olarak insanlar, ihtiyaçlarını bu doğrultuda gidermektedirler.

Önce kelime vardı diye başlar İncil. Bu kelimenin şüphesiz ki mânâlar içinde mânâsı bulunmaktadır. Zorlama feylesoflar ile bu anlam en derin tesirli felsefe terimlerine dönüşebilir ve ondan sonra salvolu hareketleri ile zihnimizi karıştırabilir. Yahut mütercim üslubu ile kelime yerine söz ifâdesi eklenebilir. Hülâsa hendesenin temelini oluşturan nokta şekli bile, birçok anlamı bünyesinde ihtivâ edebilmektedir. Yeter ki farklı alanlarda uzmanlığı olduğunu iddia eden muhteremler bu işe el atsın…

Yazının devamını okumak için tıklayınız »

15 Nis, 2013

Ardahan’dan Alamanya’ya

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Târih

I. Dünya Savaşı’nın, selefi olan birincisine nispeten yıkıcı gücü daha şiddetli vuku bulmuş ve neredeyse tüm dünyayı etkileyen ekonomik, sosyal ve psikolojik çöküntülere sebep olmuştur. Savaşa katılan onlarca ülke bu etkileri doğrudan hissederken, savaşın varlığına dolaylı olarak dâhil olan devletler de yine o ölçüde bu yıkıcı izleri bünyesinde yaşamıştır. Almanya, II. Dünya Savaşı’nın baş müsebbibi olan devlet konumunda olduğundan, şüphesiz ki bu yıkıcı etkiyi en fazla yaşayan devlet olmuştur. Ayrıca yine I. Dünya Savaşı’nda olduğu gibi, Almanya’nın bu ikinci büyük savaşta da yenilmesi, ülkenin tarumar olmasına ve ciddi sorunların kalıcı izler bırakmasına sebep olmuştur. Fakat Alman ulusunun çalışkanlığı ve hatta artık deyimleşmiş olanAlman Disiplinisayesinde Almanlar, ülkelerini tekrar ayağa kaldırmış ve şu anda dünyada sözü geçen birkaç Avrupalı devletten biri yapmıştır. Burada önemli olan husus, yeryüzünün bugüne kadar gördüğü en yıkıcı savaşlardan olan II. Dünya Savaşı’ndan yenik ve parçalanmış olarak çıkan III. Reich’in, salt kendi iç unsurları sayesinde mi tekrar toparlanmayı başardığı meselesidir. İşte, bu noktada Anadolulu Türkler karşımıza çıkmaktadır.

1960’lı yıllardan itibaren Alman ekonomisini ayağa kaldıran en büyük etmenlerden olan Türk işçileri, evlerini bırakıp çalışmak için gurbete giden ve büyük çoğunluğunu köylü gençlerimizin oluşturduğu geniş bir kitleydi. Neredeyse Anadolu’nun dört bir yanındaki her köyden bir işçi çalışma izni ve isteği için İş Bulma Kurumu’na başvuruyor, ve bunu görenler de bu halkaya dâhil oluyordu. Böylece Türkiye’den Avrupa’nın bağrına giden işçi sayısı her geçen gün artmış ve bu da ülkemizin dışa açılmasının ve teknolojiyle tanışmasının ikinci en önemli nedeni olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı devrimler bu dışa açılmanın ilk halkasını oluşturmuş, ikinci halkayı ise Almanya’ya giden Türk işçilerinin yurda dönmeleri gerçekleştirmiştir. Üçüncü halka yıllar sonra Turgut Özal’ın cumhurbaşkanlığı sırasında yaşanacak ve Türkiye, teknolojiyi takip edebilecek konuma gelecektir. Yavaş yavaş teknoloji üretip bilgi satma eğilimi gösterdiğimiz varsayılırsa, bu halkalar zincirinin yavaş da olsa gelişmemize katkı sağladıklarını aşikârene görürüz. Yazının devamını okumak için tıklayınız »

İçerik

Alternatif Tarih

Alternatif Tarih

Hayede – Faryad

Arşivler

Takvim

Eylül 2019
PSÇPCCP
« Ağu  
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30 

Görsel Şölen

  • İstanbul Boğazı
  • Kedilerle yaşıyorum.
  • Her şey yasak!
  • Maltepe, Dersaâdet
  • İstanbul Boğazı
  • Develerle yaşıyorum.
  • Her Gece Bodrum.

Kısa Kısa

Kahpeliğin gizli yapıldığı, ancak müphem kalmadığı da bir gerçek. Gürkan Canpolat

Kitap Okumaları

  • Öyle miymiş?
    ~ Şule Gürbüz – Başlangıç: 15.07.2019
  • Türkmen Irımları
    ~ Sefa Yapıcıoğlu – Başlangıç: 12.07.2019
  • Satranç
    Stefan Zweig– Başlangıç: 09.07.2019


Okunan Kitaplar

Müze Önerisi

İstanbul Arkeoloji Müzeleri

Telefon: 0212 520 77 40 - 41
Açık Olduğu Saatler: 09:00 - 19:00

Abone Olun

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler ters gitti.