GrknCnplt

25 Ağu, 2010

Eserlerinize Online Olarak Telif Hakkı Alın

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Bilişim

Günümüzde noterlerin yaptığı eserlerimizi onaylatmak işi, artık internet alemine de girdi. Gözümüz aydın… Güzel bir gelişme aslında bu, çünkü eserlerimizi başkasına kaptırmak istemiyorsak ve bunu da notere gitmeden yapmak istiyorsak işte size bahsedeceğim iki site tam size göre!

Hangi eserlerinizi onaylatabilirsiniz peki?

– Beste ve şarkı sözleri ile reklâm, dizi ve film müzikleri
– Kitaplar, tablolar, filmler, plaklar ve resimler
– Edebiyat, sanat eserleri ve tiyatro eserleri
– Makaleler, dizi, film ve reklâm senaryoları
– Şiirler, çeviriler, tezler ve bilimsel nitelikteki eserler,
– Grafikler, moda tasarımları, fotoğraflar, oyunlar, bloglar
– Karikatürler, mimarlık eserleri, fotografik eserler ve slâytlar,
– Harita, plan, proje ve krokiler,
– Veritabanları, yazılımlar, çeşitli yayınlar ve araştırmalar gibi…

Şimdi size bu iki sitenin adresini vereceğim ve kullanmak istediğinizi seçip, hemen eserlerinize telif hakkı alabilirsiniz…

Sahiplen İçin Tıklayın

Tasdix İçin Tıklayın

25 Ağu, 2010

Cingöz Recai

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Edebî

Server Bedî ismini hiç duydunuz mu? Kim olduğu hakkında bir fikriniz var mı? Günümüzde hatırlanması zor bi’ mahlas olduğuna katılıyorum. O zaman şöyle sorayım sualimi: Peyami Safa’nın bir dönem, para kazanmak amacıyla yazdığı öykü ve kitaplarında kullandığı takma ismin Server Bedî olduğunu biliyor muydunuz?

Yazının başında belirttiğim Cingöz Recai bir karakter ismidir; Peyami Safa’nın Server Bedî mahlasıyla yazdığı ünlü hırsız karakterin ismi… Fakat bu Cingöz iyiliksever, helâl yollarla kazanılmış paraları çalmayan ve sürekli yardım derneklerine bağışta bulunan bir hırsızdır. Son derece çevik, yakışıklı, hırslı ve söylememe gerek yok ama fevkalade de zekidir. Bu hırsızın peşinden koşan bir de komiser Mehmet Rıza vardır. Aynı şekilde bu polis de son derece zekidir ve Cingöz’ü yakalamak için olağan tüm gücüyle çalışmaktadır. Cingöz her seferinde paçayı sıyırır… Bu Cingöz Recai, Türkiye’nin belki de ilk polisiye romanlarıdır. Romanlarıdır diyorum çünkü seri halinde devam eder Cingöz Recai kitapları. Eski basımlarını sahafçılardan ve alışveriş sitelerinden bulabileceğiniz gibi, geçen senelerde yayımlanmış ona yakın kitabı vardır.

Peyami Safa’nın zekice yazılmış bu kitaplarını okumanızı tavsiye ediyorum. Aksiyon ve merak hiç bitmiyor… Ayrıca Cingöz Recai iki kez filme çekilmiştir.

Kitabı satın almak isteyenler için kısa bir not: Cingöz Recai Serisi’nin; Damla Yayınevi ve Alkım Yayınları tarafından basımı yapılmıştır.

İlginizi Çekebilir:

Cingöz Recai’nin Viki Pedi Sayfası

Satın Almak İçin:

Sahaf – Cingöz Recai

İdefix – Cingöz Recai

Pandora – Cingöz Recai

23 Ağu, 2010

Hepsini Vur

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Sinema

Sinemada kuru aksiyon her zaman nefret ettiğim bir unsur olmuştur. Ancak aksiyonun yanında zeki bir senaristin kalemi konuşuyorsa, o film izlenilir, beğenilir, gerekirse baş tacı edilebilir. Hepsini Vur böyle bir film benim için. Ne zaman canımın sıkıldığına delalet etse zaman, arşivimden çıkarırım bu filmi ve izlerim. Hem de defalarca, çoğu zeki senaristin elinden çıkan filmler gibi…

Filmin başrollerinde Clive Owen (Smith), Paul Giamatti (Hertz) ve Monica Belluci (Donna Quintano) vardır. Senaristi ve yönetmeni ise Michael Davis’dır. Yalnız şu da bir gerçektir ki filmde gereğinden fazla şiddet kullanılmıştır. Fim, Smith’in bir bankta oturmuş efendi efendi havuç yemesiyle başlamaktadır. O esnada, hamile bir kadın Smith’in önünden geçer, birilerinden kaçtığı her halinden bellidir. O esnada kadını takip eden şahıslar görünür ve Smith’in önünden, kadının gittiği yere doğru yürümeye başlarlar. Smith, gizli servis tarafından eğitilmiş, tehlikeli ama filmin iyi karakteridir. Kadının başının dertte olduğunu anlar ve vicdanı rahat etmez. Kadını o adamdan kurtardıktan sonra etrafı onlarca adamla sarılır. Kadın, doğurmak üzeredir ve Smith de kadını kurtarmak niyetindedir. Smith o kargaşada hem kötü adamlara ateş eder hem de bebeği doğurtur. Kadını güvenli bir yere taşır ancak kadın alnından vurularak ölmüştür. Bebek yaşamaktadır. Smith yine vicdanının sesini dinleyerek mizacına ters olan bu küçük bebeği alır ve ortadan kaybolur. Daha sonra bu çocuğa bakması için Donna’nın yardımını ister. Smith ve Donna bebeği korumaktadırlar ama kime karşı ve neden? İşte, filmin zeki senaryosu burada baş gösteriyor ve size aksiyonun hiç bitmeyeceği bir seyir sunuyor.

Clive Owen, bu derece aksiyon sahnelerine gerçekten yakışmış. Paul Giamatti, filmdeki karakterine cup diye oturmuş, oyunculuğu göz doldurucu. Monica Belluci ise güzelliğiyle filme renk katıyor…

Hepsini Vur hakkında çeşitli sinema sitelerindeki kullanıcı yorumlarına göz gezdirdim ve filmi çok abartı bulan birçok izleyicinin olduğunu anladım. Bu yorumlara da yazının sonunda vereceğim adreslerden muhakkak bir göz atın. Bunun dışında film hakkında yazılan bir yazı gördüm, bunu da yazının sonundaki adreslerden bulabilirsiniz. Yine, her zaman yaptığım gibi filmi satın almak isterseniz adresini belirteceğim. Hepsini Vur’da hoşuma giden mizah ögeleri ve sanki bir filozofun ağzından çıkmışcasına replikler var. Bunlardan birkaçını sizlerle paylaşıyorum:

Neden silah kadından daha iyidir biliyor musunuz? Çünkü silaha susturucu takılabilir…

Sinyal vermek için ben parmağımı birkaç santim oynatırken, bu tembel pislikler adam gibi araba kullanmak için parmaklarını neden birkaç santim kımıldatmıyorlar? Neden biliyor musun? Çünkü bu zengin pislikler para kazanmak için duygusuz ve düşüncesiz olmak zorundalar ve yola çıktıklarında kendilerine asla hâkim olamıyorlar. Aynı zamanda duygusuz ve düşüncesiz sürücüler olmaları gerek.

Geride duran lider, hep geride düşünür.

Dur sana bir nasihat vereyim. Asla kâr peşinde koşan birine güvenme. Onlar kötü adamlardır.

Filmin Fragmanları İçin Tıklayın

Filmin Viki Pedi Sayfası İçin Tıklayın

Filmin Sinemalar Sayfası İçin Tıklayın

Filmin Beyazperde Sayfası İçin Tıklayın

Filmin Sinema Türk Sayfası İçin Tıklayın

Film Hakkında Yazılan Yazı İçin Tıklayın

Filmi Satın Almak İçin Tıklayın

12 Ağu, 2010

Ütopyalar

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Edebî|Târih

Ütopya, yazarının veya düşleyeninin dünyasında var olan, fakat gerçekte olmayan; mükemmel toplum ve devlet şekli anlamını taşır. Bu kelimenin kökeni Yunancadır ve anlamı ise; “Mükemmel, fakat olmayan yer” ‘dir. Yunanca “yok, olmayan” anlamını taşıyan ou, “mükemmel olan” anlamını taşıyan eu ve “yer, toprak, ülke” anlamını taşıyan topos kelimelerinden türemiştir. Ütopyadan, ilk defa Platon’nun Devlet kitabında bahsedildiği kabul edilse de yaygınlaşması, 1516 yılında Thomas More’un yazdığı Ütopya[1] eseriyle mümkün olmuştur. Yazının devamını okumak için tıklayınız »

İçerik

Alternatif Tarih

Alternatif Tarih

Hayede – Faryad

Arşivler

Takvim

Eylül 2019
PSÇPCCP
« Ağu  
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30 

Görsel Şölen

  • İstanbul Boğazı
  • Kedilerle yaşıyorum.
  • Her şey yasak!
  • Maltepe, Dersaâdet
  • İstanbul Boğazı
  • Develerle yaşıyorum.
  • Her Gece Bodrum.

Kısa Kısa

Bir insan, evinde ne kadar uzun süre kalıyorsa; o kadar mutludur. Gürkan Canpolat

Kitap Okumaları

  • Öyle miymiş?
    ~ Şule Gürbüz – Başlangıç: 15.07.2019
  • Türkmen Irımları
    ~ Sefa Yapıcıoğlu – Başlangıç: 12.07.2019
  • Satranç
    Stefan Zweig– Başlangıç: 09.07.2019


Okunan Kitaplar

Müze Önerisi

İstanbul Arkeoloji Müzeleri

Telefon: 0212 520 77 40 - 41
Açık Olduğu Saatler: 09:00 - 19:00

Abone Olun

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler ters gitti.