GrknCnplt

05 May, 2012

İkinci Bahar

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Her Şey

Ağustos 2010’da kurulan bu site, çok değişiklik geçirmeden bugüne kadar geldi. Fakat son birkaç haftadır sitenin külliyetini köklü değişikliklere sürükleyerek yepyeni bir yüzle yayına hazırladım. Değişim, sadece tasarım değil içerik ile de alâkalı olduğundan, daha güncel bir blog sitesi ile karşı karşıyayız… Ayrı kaldığım birkaç ay içerisinde, hayatımda da önemli birkaç değişiklik olduğundan daha farklı bir yol izlemeye karar verdim. İkinci Bahar; kutlu olsun!

Sitenin bu yeni hâline eklediğim yahut değiştirdiğim bazı özellikler şunlar oldu:

  • Sağ menüye, seçtiğim özlü sözlerden oluşan bir rastgele yazı bölümü eklendi
  • Takvim ve saat eklendi
  • Flickr, Yahoo siteye entegre edildi
  • Facebook Beğen eklentisi, resmi buton ile değiştirildi
  • Yazılara, etiket eklenmeye başlandı

Ve en önemli gelişme de artık internet sitesi yaptırmak isteyenler için hizmet vermeye başlamış bulunmaktayım. Şık bir tasarıma sahip olmak, tasarım aşamasından hemen sonra teknik destek almak için kısa sürede ve uygun fiyata bir internet sitenizin olmasını istiyorsanız iletişime geçiniz. İnternet sitesi yaptırmak için, lütfen buraya tıklayarak iletişim formunu doldurunuz.

 

05 Oca, 2012

Yerle Yeksan

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Sinema

Senaryosunun yazıldığı roman da sıklıkla eleştirilen “Gülün Adı” adlı film, Orta Çağ Hıristiyan ruhban sınıfının bilgiye bakış açısını yansıtmakla beraber, dönemin toplumsal ve siyasal konjonktüründen de izleyicide derin izler kalacak şekilde bahsetmektedir. Bu iki temel konu etrafında filmden onlarca detay yakalanabilir ve analiz edilebilir. Bütün bu konular ve alt dalları ile filmi topyekûn eleştirmek, tarihi, iktisadi, toplumsal, siyasal ve dini olarak analiz etmek için izleyici olmak yetersizdir. Bundan dolayı yüzeysel olarak sadece yukarıdaki iki ana konu üzerinden filmi eleştirmekle yetinmeliyim.

Tarih öncesi devirlerde de, yazı ile beraber tarihi devrilerde de toplumun ayrılmaz bir parçası olarak görülen din adamlarının ekseriyetinin, toplumdan daha “iyi” bir konumda yaşantılarını sürdürdükleri bilinmektedir. Bu evrensel gerçekten hareketle, İtalya’da bir Hıristiyan manastırında geçen filmin bu şekilde yorumlanması gerekmektedir. Fakat Hıristiyanlığın, özellikle Orta Çağ’da bu etkisini, gücü elinde tuttuğundan bir yetki olarak kullanması gözler önündedir. Film içinde de, diğer somut örneklerle de bu kanıtlanabilir. Bağış sisteminin halkı sömürmeye dönüşmesi, bundan dolayı kilise ile halkın arasında ekonomik açıdan büyük bir uçurumun ortaya çıktığını görmek mümkündür. Toplumdan sıyrılarak siyasal açıdan bu düzene baktığımızda, bölünmüşlüğün belirtilerini ortada görürüz. Hatta siyasi kurumları da dini toplumlarla birlikte ele alacak olursak, bu daha iyi kavranabilir. Tarikatlara bölünmüş olan Orta Çağ Hıristiyan dünyasının çekişmelerini, filmde de görmek mümkündür. Fransiskenler tarikatının lideri Cesenalı Michelle’in, manastırdaki cinayetler için imparator tarafından görevlendirilmesi, Papa’nın pek de hoşuna gideceği bir davranış değildir. Siyasi-dini çekişmeler, günümüze kadar süregelmiştir. Yazının devamını okumak için tıklayınız »

13 Ara, 2011

Türkiye Nasıl Doğdu

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Târih

Yazarının ismi diğer yazılarımda da sıkça geçen bir kitabın, bu sayfada yer almasını istedim. Öncelikle, kitabın içeriği hakkında da birkaç söz ettiğim şuradaki yazıya bakmanızı tavsiye ederim. Kitap, sansüre maruz kalsa da, konu bütünlüğü açısından bunun pek de bir önemi yok. Kitabın yazarı Harold C. Armstrong… Bu isim birçoğunuza tanıdık gelmeyebilir. Çünkü yazmış olduğu kitaplar Türkçe’ye tercüme edilmesine rağmen uzun süreler yasaklı olarak kaldı. Sansür tartışmalarına girmek istemediğim gibi, bu tartışmalara yorum yapmak için mutlaka yazarın diğer kitaplarını da okumanızı tavsiye ediyorum. En ünlü kitabı olan Bozkurt’u da daha sonra inceleyeceğim.

Yazar, I. Dünya Savaşı’nın başlarında Kut’ül-Amare’de askerlerimize esir düşmüştür. Esirler karargâhımız olan Afyonkarahisar’a, Anadolu’nun birçok şehrinden geçirilerek getirildiğinden Türk halkını tanımaya çalışmış ve belki de esirliğinden dolayı Türklere karşı kin duymaya başlamıştır. Daha sonraları, Osmanlı’yı yenen Müttefiklerin Genelkurmay Başkanlığı’nda görev alarak İstanbul’a dönmüştür. Bu sefer mağlup değil, galiptir. Türkiye, Türk insanı ve Atatürk hakkında kitaplar kaleme almıştır. Bunlar arasında en çok tanınan eseri, Mustafa Kemal Atatürk hayattayken yazmış olduğu Bozkurt adlı biyografi kitabıdır. Fakat bu kitabın, yazıldığı yıldan bugüne değin Türk okuyucuları tarafından okunması istenmemiştir. Armstrong, kitabında ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e diktatör edasıyla rol biçip, sorgulaması imkansız olaylardan bahsetmekteydi. Bunların içinde Atatürk’e hakaret eden satırlar olduğu gibi, Türk milletini de aşağılayan kısımlar vardı. Kitap piyasaya çıktığında hükümet tarafından yurda sokulması yasaklanmış, daha sonra bizzat Atatürk tarafından okunmuş ve Kılıç Ali’nin bahsettiği bir anekdot ile okunmasına müsaade etmiştir. Aradan geçen on yıllardan sonra kitap Türkçeye tercüme edildi, fakat bu sefer de sansür engeline takıldı. Mahkeme kararıyla bazı satırların üzerine siyah şerit çekildi. Yazının devamını okumak için tıklayınız »

26 Eki, 2011

Hâmuş

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Her Şey

Tarihte her millet aynı yaşam şartlarını taşımadığı gibi, kendilerine sunulan nimet, fırsat ve coğrafya ölçeğinde kendi kültürlerini oluşturmuşlardır. Çok azı bir medeniyete dönüşmüş ve yaşamı sanatla birleştirecek kadar ilerlemişlerdi. Bu coğrafyalardan biri olan Antik Yunanistan’da da ekonominin getirmiş olduğu refahlık olgusu, bazı insanların düşünceler üretmesine ve yeni fikirlerini evrensel boyuta taşımasına olanak sağlamıştır. Tüm bunlar yapılırken, antik zamanlardan günümüze kadar süregelen ‘düşünenlerin cezalandırılması’ yöntemine başvurulmuştur. Bu nedenledir ki düşünenler, tarih boyunca ya fikirlerini deklare etmemişlerdir ya da sonlarına kırık camların üzerinde yalın ayak yürümüşlerdir. Keza Yunan Felsefesi’nin kurucularından olan Sokrates de bu düşünürlerden biridir ve mizahî üsluptan uzak durursak da, ölümüne yalın ayak yürümüştür…

Yazının devamını okumak için tıklayınız »

Etiketler: ,

İçerik

Hayede – Faryad

Arşivler

Takvim

Kasım 2019
PSÇPCCP
« Eki  
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930 

Alternatif Tarih

Alternatif Tarih

Görsel Şölen

  • İstanbul Boğazı
  • Kedilerle yaşıyorum.
  • Her şey yasak!
  • Maltepe, Dersaâdet
  • İstanbul Boğazı
  • Develerle yaşıyorum.
  • Her Gece Bodrum.

Kısa Kısa

Geride duran lider, hep geride düşünür. Shoot'em Up

Kitap Okumaları

  • Öyle miymiş?
    ~ Şule Gürbüz – Başlangıç: 15.07.2019
  • Hesaplaşma
    ~ Trevanian – Başlangıç: 12.07.2019
  • Satranç
    Stefan Zweig– Başlangıç: 09.07.2019


Okunan Kitaplar

Müze Önerisi

İstanbul Arkeoloji Müzeleri

Telefon: 0212 520 77 40 - 41
Açık Olduğu Saatler: 09:00 - 19:00

Abone Olun

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler ters gitti.