GrknCnplt

14 Eki, 2012

Ne Yapalım Meselâ?

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Her Şey ~ Okunma Süresi: 2 Dakika

İnsana en çok şeyi geceler öğretir. Gecelerde tanır insan, insanı. Gecelerde bilir yalnızlığın vehmini ceset. Bundandır ki, bir tek geceler yalnız bırakmaz çok yalnız bırakılmış bir yalnızı…

Sarhoş değildim. Ne içkiden ne de en karizmatik sigaradan dolayı. Önemsenmeyecek bir yalpalanma vardı belki ayaklarımda, fakat yine de bilinçli ve kudretliydim. Düşeyazdığım da oldu, koştuğum da…

Önce uzunca yürüdüm. Mesafeler kilometrelerle ölçülürdü beynimde. İlk olarak gencecik bir erkek gördüm, bağırıyordu ve saat gece yarısını çoktan terk etmişti. Önce bir polis arabası durdu önünde, sonra bir tanesi daha. Delikanlı bağırıyordu:

“Abi vur beni. Öldürün beni abi. Artık yeter! Babam yok benim abi. Dayanamıyorum artık, alın götürün beni!”

Saat gece yarısını çoktan terk etmişti. Bir iki adım atmak istedim ondan yana. Genç, bağırıyordu, “Babam yok benim. Alın beni abiii!..” Çaresizliği gördüm. Yutkundum, yürüdüm.

Ne içtiğimi unuttum. Yürüyordum yine uzunca ve kısa adımlarla. Aynı sokaktan iki kere geçmek de gerekti. Nihayet bir parkın önünden geçerken, -ki akrep yarımı çoktan terk etmişti, bir delikanlı daha gördüm. Bir bankta oturuyor ve susuyordu. Simetrik olarak geçtim karşısındaki banka. Ben de oturdum ve onu taklit ettim. Hoş, anladım ki, taklit edilen bendim. Etrafta kimseler yoktu. Akreple yelkovan yarışa dursun, bitince içtiğim zıkkım, kalktım yerimden ve yürümeye koyuldum yeniden…

Sarhoş değildim ama yalpalıyordum. Gidecek başka yerim mi kalmıştı, bilemiyordum. Caddeye çıktım. Lüks vitrinlerin önünden geçerken, bir ara sokağın hemen kenarında, yine ışıl ışıl bir mağazanın mermer merdivenine oturan bir adam gördüm. Sadece gördüm ve caddeyi arşınlamaya devam ettim. Bir iki metre sonra geri döndüm, ve ara sokağa daldım. Gittim yanına:

“Selâmün aleyküm, oturabilir miyim?”

“Aleyküm selâm.”

Ellinin üstünde, altmışın altında yaşı vardı. Kırçıl sakalları, yakışıklı bir yüzü ve pek de yüksek çıkmayan bir sesi vardı. Boyu da, tahminime göre bir yetmişin üzerinde değildi. Ben oturur oturmaz cebinden Anadolu Sigarası’nı çıkardı ve bana uzattı. İçemiyorum başkasını diyerek, kendi paketimden yaktım. Sigarasını yaktı, mağazanın mermer merdivenine iyice yaslandı. Konuşmuyordu. Adını sordum. “Bilmiyor musun?” dedi, “Bilmiyorum” Adını söyledi. “Mübarek bir isim” dedim. Konuşmuyordu. Konuşturmak istiyordum:

“Sen de mi insanlara küstün? Kızgın mısın?”

Sorumu ikiletti. Ve cevap verdi:

“Ne yapalım meselâ?”

Sözü bitirmişti. Hayırlı geceler diledim. Kalktım ve bu sefer koşmaya başladım. Zemberek kırılmıştı. Saat gece yarısını epey geçmiş, sabaha doğru yaklaşıyordu. Koşuyordum. Ve tekrarlıyordum aldığım son cevabı… Sahi, ne yapalım meselâ?


Yorum Yapılmamış - "Ne Yapalım Meselâ?"

Yorum Formu

İçerik

Hayede – Faryad

Arşivler

Takvim

Kasım 2021
PSÇPCCP
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930 

Görsel Şölen

  • İstanbul Boğazı
  • Kedilerle yaşıyorum.
  • Her şey yasak!
  • Maltepe, Dersaâdet
  • İstanbul Boğazı
  • Develerle yaşıyorum.
  • Her Gece Bodrum.

Kısa Kısa

Güneşin gördüğü bütün insanlar dertlidir. Solon

Kitap Okumaları

  • Öyle miymiş?
    ~ Şule Gürbüz – Başlangıç: 15.07.2019
  • Hesaplaşma
    ~ Trevanian – Başlangıç: 12.07.2019
  • Satranç
    Stefan Zweig– Başlangıç: 09.07.2019


Okunan Kitaplar

Müze Önerisi

İstanbul Arkeoloji Müzeleri

Telefon: 0212 520 77 40 - 41
Açık Olduğu Saatler: 09:00 - 19:00

Abone Olun

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler ters gitti.