GrknCnplt

Edebî’ Kategorisi

28 Eyl, 2015

Müphem

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Hikâye

Hem sicim gibi yağan yağmurdan kurtulmak hem de Kemâl’i beklemek için sığınmıştım kahveye. Tam ortaya soba kurulmuş, o gürül gürül yanarken etrafında da birkaç ihtiyar el uzatıp muhabbet ediyorlardı. İçeri girer girmez gözlüklerim yeni kaynamış çaydanlık gibi buhar buhar olmuştu. Etrafı tam seçemezken bir el omzuma dokunarak beni kendine çekti. Gözlüklerimi çıkartıp adamın yüzüne dik dik bakıyorken farkettim Mübârek âbi olduğunu.

-Vay kereste ne haber ulan? diyerek beni ne kadar özlediğini hemen açığa vurmuştu.

Sarıldık, Kemâl’i beklediğimi söyledim. Saatine baktı, yarıma yaklaşmıştı:

-Kahveyi kapatalım artık, haydin ahali dışarı!

Tek lüksleri ikindiden sonra kahveye gelip, gece yarısına doğru evlerine gitmek olan yaşlılar görünce gaipten Ürpertiler sezdim. Bunlar gibi olacağıma çeker vururum kendimi diye düşünmeden de kendimi geri koymadım. Yazının devamını okumak için tıklayınız »

05 Ağu, 2015

İstanbul Niye?

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Hikâye

I

Bu şehirde doğdum ben de. Milyonlarcası ile aynı doğum hikâyesini yaşayarak. Anlatacaklarıma dünyaya gelişim ile başlamamın sebebi, tam bir otobiyografi yazma isteğimden ileri gelmektedir. Yani doğumumdan başlayarak, ölümümle noktalanan yaşamımı anlatmak gereği ve isteği duydum. Anlattıklarımı ve anlatacaklarımı Dupont marka bir dolma kalemle yazıya aktaramadım ne yazık ki. Ucuzluk pazarından aldığım bir düzine yerli üretim adi kurşun kalem sayesinde, yine aynı yerden edindiğim fotokopi kâğıtlarına can veriyorum.

Bu yazma hengâmesi bittikten sonra, son bir sayfayı da bir rica mektubu olarak kaleme alacağım. Aziz dostum diye başlayarak, denilebilir ki bir münacat kaleme alacağım ve Mustafa’dan son kez bir şeyler isteyeceğim. Yazının devamını okumak için tıklayınız »

23 Tem, 2015

116 Numaralı Parfümün Öyküsü

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Hikâye

Bir haziran sabahı olması kuvvetle muhtemeldi. Keçi sakallı bir adamın eline boş bir parfüm şişesi tutturmuştu, alımlı ve bakımlı bir kadın. Adam şaşkındı. Haziran ayında yağan yağmura mı, yoksa kadının, eline tutuşturduğu parfüm şişesine mi yahut kadının hızla arkasını dönüp gidişine mi; bunu bilemiyorduk. Sabah dinginliğinde kadının topuklu ayakkabılarından çıkan sesler tüm sokakta yankılanıyordu: tak tuk tak tuk takkktuktaktuk. Adam şaşkındı hâlâ. Kadın, birkaç on metre ilerledi. Sonra yine hızla arkasına döndü ve adama baktı. Bir kuğu gibi koşarak geri döndü ve adama sarıldı. Ağlayarak. O sırada adam hâlâ şaşkındı. Ellerini istemsiz kadının belinde birleştirdi. O an yeniden fark etti elindeki boş parfüm şişesini.  Unuttu işte adam her şeyi. Elindeki şişeyi yere bıraktı. Parfüm yere düştü ve bir kez havaya sekti. Sonra küçük taşın kenarına yuva yaptı. Adam her şeyi unutmuştu. Kadınla beraber el ele sokağın diğer tarafına doğru yürümeye başladılar: tak tuk tak tuk takktuktakk. Yazının devamını okumak için tıklayınız »

25 Ağu, 2010

Cingöz Recai

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Edebî

Server Bedî ismini hiç duydunuz mu? Kim olduğu hakkında bir fikriniz var mı? Günümüzde hatırlanması zor bi’ mahlas olduğuna katılıyorum. O zaman şöyle sorayım sualimi: Peyami Safa’nın bir dönem, para kazanmak amacıyla yazdığı öykü ve kitaplarında kullandığı takma ismin Server Bedî olduğunu biliyor muydunuz?

Yazının başında belirttiğim Cingöz Recai bir karakter ismidir; Peyami Safa’nın Server Bedî mahlasıyla yazdığı ünlü hırsız karakterin ismi… Fakat bu Cingöz iyiliksever, helâl yollarla kazanılmış paraları çalmayan ve sürekli yardım derneklerine bağışta bulunan bir hırsızdır. Son derece çevik, yakışıklı, hırslı ve söylememe gerek yok ama fevkalade de zekidir. Bu hırsızın peşinden koşan bir de komiser Mehmet Rıza vardır. Aynı şekilde bu polis de son derece zekidir ve Cingöz’ü yakalamak için olağan tüm gücüyle çalışmaktadır. Cingöz her seferinde paçayı sıyırır… Bu Cingöz Recai, Türkiye’nin belki de ilk polisiye romanlarıdır. Romanlarıdır diyorum çünkü seri halinde devam eder Cingöz Recai kitapları. Eski basımlarını sahafçılardan ve alışveriş sitelerinden bulabileceğiniz gibi, geçen senelerde yayımlanmış ona yakın kitabı vardır.

Peyami Safa’nın zekice yazılmış bu kitaplarını okumanızı tavsiye ediyorum. Aksiyon ve merak hiç bitmiyor… Ayrıca Cingöz Recai iki kez filme çekilmiştir.

Kitabı satın almak isteyenler için kısa bir not: Cingöz Recai Serisi’nin; Damla Yayınevi ve Alkım Yayınları tarafından basımı yapılmıştır.

İlginizi Çekebilir:

Cingöz Recai’nin Viki Pedi Sayfası

Satın Almak İçin:

Sahaf – Cingöz Recai

İdefix – Cingöz Recai

Pandora – Cingöz Recai


İçerik

Hayede – Faryad

Arşivler

Takvim

Temmuz 2020
PSÇPCCP
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031 

Alternatif Tarih

Alternatif Tarih

Görsel Şölen

  • İstanbul Boğazı
  • Kedilerle yaşıyorum.
  • Her şey yasak!
  • Maltepe, Dersaâdet
  • İstanbul Boğazı
  • Develerle yaşıyorum.
  • Her Gece Bodrum.

Kısa Kısa

Delirmiştim. Ona deli gibi âşıktım. Deux jours à tuer

Kitap Okumaları

  • Öyle miymiş?
    ~ Şule Gürbüz – Başlangıç: 15.07.2019
  • Hesaplaşma
    ~ Trevanian – Başlangıç: 12.07.2019
  • Satranç
    Stefan Zweig– Başlangıç: 09.07.2019


Okunan Kitaplar

Müze Önerisi

İstanbul Arkeoloji Müzeleri

Telefon: 0212 520 77 40 - 41
Açık Olduğu Saatler: 09:00 - 19:00

Abone Olun

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler ters gitti.