GrknCnplt

Bilişim’ Kategorisi

27 Eyl, 2019

Amazon Türkiye’de Barkod Muafiyeti Başladı

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Bilişim

Geçtiğimiz senenin eylül ayında Türkiye satış sitesi açılan Amazon, küçük ölçekli şirketlerin de rekabetten yaralanabilmeleri için barkod muafiyeti uygulamasını başlatacağını duyurmuştu. Tam bir sene boyunca bu muafiyeti bekleyenler için müjde geldi. Amazon, daha evvelden barkod muafiyeti için başvuru yapan satıcı hesaplarına amazonservicesturkey@amazon.com.tr adresinden bir e-posta göndererek muafiyetlerin başladığını ve bunun için ne yapılması gerektiğini belirtti.

Buna göre artık siz de barkod muafiyetinden yararlanarak Amazon Türkiye’de satış yapmak istiyorsanız, aşağıdaki bilgilendirme metnindeki adımları gerçekleştirerek başvurunuzu tamamlayabilirsiniz.

Merhaba,

 

Kısa süre önce barkod muafiyeti talebinde bulunmuştunuz. Artık barkod muafiyeti için başvuruda bulunabileceğiniz ve başvurunuzun onaylanması halinde Amazon.com.tr’de ürünlerinizi barkodsuz olarak listeleyebileceğiniz konusunda sizi bilgilendirmek isteriz.

 

GTIN muafiyetine başvurabileceğiniz bazı durumlar aşağıdaki gibidir:

 

  • Marka sahibinin veya üreticinin GTIN olmadan temin ettiği ürünler (örneğin, özel markalı ürünler)
  • GTIN’i bulunmayan markasız ürünler (örneğin, toptan satış ürünleri)
  • GTIN’i bulunmayan parça ürünler (örneğin, elektronik ürün parçaları)
  • GTIN’i bulunmayan ürün setleri

 

Başvuru için marka sahibinden veya üreticiden alınmış bir destek mektubu gerekmektedir. Bu konuda size rehberlik etmesi için, Seller Central hesabınıza giriş yaptıktan sonra Satıcı Destek ekibiyle iletişime geçin.

 

Satıcı Destek ekibimize, Seller Central hesabınızda yer alan “Destek Al” bağlantısından ya da “Yardım” menüsündeki “Bize Ulaşın” sekmesinden “Ürünler ve envanter” > “Diğer ürün veya envanter sorunları” seçeneğini seçerek ulaşabilirsiniz.

 

Saygılarımızla,

 

Amazon Türkiye

Etiketler:

02 Ağu, 2019

Dijital Çağın Ekonomisi

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Bilişim

Not

Bu yazı ilk defa, 13 Kasım 2017 tarihinde Ekonomi Haber‘de yayınlanmıştır.

Tarihin, şüphesiz en hızlı gelişen ve büyüyen olgusu bilişimdir. Temelde mekanik ayrımından elektronik bağlantısına geçtiği II. Dünya Savaşı’ndan itibaren tedricen ama katlanarak büyüyen, gelişen ve olağanüstü boyutlara erişen bilişim, bünyesinde sadece bilgisayarları ve cep telefonlarını değil, aynı zamanda banka sistemlerini, ekonomiyi, diğer elektronik mucizeleri de barındırmıştır. Tıpkı dünyanın gelişimi gibi, buna paralel olarak ilerleyen bilişim sektörünün başat aktörü internet ise, bu sektörün en büyüğü, en afacanı ve en sevimlisi olmasının yanı sıra en genci, en haylazı ve en korkuncu olarak karşımıza çıkıyor. Artık biliyoruz ki, uzay coğrafyası gibi internet de durağan bir yapıda değil, dinamik hareketleriyle sürekli büyüyen ve gelişen sonsuz yapıyı haizdir. Bu internet kavramının içerisine soktuğu her şey, hayatımızdaki hemen her noktaya temas etmeyi de ihmâl etmiyor.

İnternetin fırsat yarattığı, alanını genişlettiği en büyük saha ise kesinlikle ekonomi olmuştur. Doksanlı yılların ortasından itibaren gelişmeye başlayan internet ve ekonomi ilişkisi, çok kısa süre içerisinde büyümüş, büyümüş, büyümüş ve kocaman olarak; tıpkı ağızda şişirilen bir sakızın alfa konumuna geldiğinde patlaması gibi milenyumdan hemen sonra patlamıştır. Tarihe Dot-Com Balonu olarak geçen bu hadise ile NASDAQ Borsası’nın altüst olmuş ve eski kurtlar, geleceğin teknolojisinin internet olmadığını bildiklerini sanarak gururlarını okşamışlardı. Bu krizin yerel hükümetler tarafından alınan kimi kararlar, yapılan yasal düzenlemeler, eski kafanın hâlâ yeniye adapte olamaması gibi birçok sebebi bulunabilir. Sorumlu çok, ancak suçlu olarak şüphelimiz internet. Yanıldılar. Yazının devamını okumak için tıklayınız »

01 Ağu, 2019

İlk Video Oyun Konsolu: Magnavox Odyssey

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Bilişim

Not

Bu yazı ilk defa, 28 Ağustos 2014 tarihinde WM Aracı‘nda yayınlanmış ve o günden bugüne 16 binden fazla okunma almıştır.

Dünya tarihinin insanlık ile şekillendiği su götürmez bir gerçektir. Yeryüzünde hayat bulan ilk örneğinden itibaren dünyaya şekil ve yön veren insanlar, günümüzde devâsa bir dünyaya hükmetmektedirler. Fakat bu sürecin yaşanması kolay olmamış ve oldukça farklı merhâlelerin atlatılması ile mümkün olabilmiştir. Buna rağmen insanlık, tarihin her döneminde istikrarlı bir gelişme göstermeyi başarabilmiş ve elde ettiği teknolojik verilerle geçmişin daha iyisini yapmayı kendisine şiar edinmiştir.

İnsanların, ilk çağlardan itibaren yaşamak için ihtiyaç duydukları temel gereksinimleri karşılaması, onları farklı bir arayışa doğru sürüklemiştir. Avamca bir tâbirle ekmek bulma kaygısı gütmeyen, yani zenginleşmiş kesim de kendisine farklı uğraşılar ve eğlenceler bulmaya başlamıştır. Bu durumda sanat ve eğlence kavramı ortaya çıkmış, bu iki öğe evrensel olarak tüm insanlığa benimsetilmiştir. İlk olimpiyat oyunlarının Eski Yunan Medeniyeti’nde ortaya çıkması, onların deniz ticaretindeki başarısıyla doğru orantılıdır. Aynı şekilde Rönesans Avrupası’nda sanatın ve sanatçının korunması da, zenginlik unsurunun getirdiği bir özelliktir. Bu nitelik, kısaca şu şekilde özetlenebilir: Sanatın ve eğlencenin ortaya çıkması için insanın belirli bir müreffeh yaşama ulaşması gerekmektedir. Bu noktadan itibaren yazımızın esas konusu olan ilk oyun konsolunu incelemeye çalışacağız. Yazının devamını okumak için tıklayınız »

31 Tem, 2019

Beyaz Zambaklar Ülkesinde ve Nokia

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Bilişim

Not

Bu yazı ilk defa, 29 Ekim 2014 tarihinde WM Aracı‘nda yayınlanmış ve o günden bugüne 8 binden fazla okunma almıştır.

Tarihi süreç içerisinde milletler birçok kırılma noktası yaşamış ve fakat buna rağmen içlerinden kimileri büyük bir sıçrayış hareketi ile içerisinde bulundukları durumdan kurtulabilmişlerdir. Bâzı milletler ise mevcut bulundukları menfi durumdan kurtulamayarak tarihteki sömürge yerlerini almış ya da bu muazzam sahneden ebediyen silinmişlerdir. Türk milleti de birçok defa yıkılışın eşiğinden dönmüş ve yepyeni bir dirilik ruhu ile şahlanarak kendilerine büyük bir mecra ve kurtuluş yolu üretebilmişlerdir. Tarihi kayıtlara göre ilk defa Ergenekon Destanı’nda öğrendiğimiz bu kurtuluş hikâyesi Göktürkler’e aittir. Daha sonraki süreçlerde de Türkler birçok defa tarih sahnesinden silinme aşamasına gelmiş, fakat büyük bir azim ve dirâyetle yine kendilerine muhkem bir devlet kurmayı başarabilmişlerdir. Bunun son örneğini de, henüz oldukça genç olan Türkiye Cumhuriyeti ile tüm dünyaya belletmişlerdir.

Bu şekilde bir inkişafa sahip olan devletlerden biri de, hiç şüphesiz Finlandiya’dır. Bilindiği gibi Finlandiya, 19. yüzyılın köhne yaşayış ve bataklık devrinden, aydınlarının ve çok çalışmak esasının verdiği güç ile sıyrılabilmiş, buna mukabil vatanlarını bataklıktan kurtarıp beyaz zambaklar diyârına çevirebilmişlerdir. Bu yazımızın esas konusunu da, işte bu Beyaz Zambaklar Ülkesinde teşkil etmektedir. Yazının devamını okumak için tıklayınız »

Etiketler:

İçerik

Hayede – Faryad

Arşivler

Takvim

Kasım 2019
PSÇPCCP
« Eki  
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930 

Alternatif Tarih

Alternatif Tarih

Görsel Şölen

  • İstanbul Boğazı
  • Kedilerle yaşıyorum.
  • Her şey yasak!
  • Maltepe, Dersaâdet
  • İstanbul Boğazı
  • Develerle yaşıyorum.
  • Her Gece Bodrum.

Kısa Kısa

Gerçek aşk sevgilinin bütün kusurlarını görür ve sever... Aşk inanmanın şiiridir. Aşk şüphe etmez. Aşk kıskanmaz. Aşk iğrenmez. Aşk çirkin bulmaz. Aşk küçümsemez. Aşk bencilliğin, kendini sevgiliden daha üstün görmenin, buhranın ve kötümserliğin tam zıddıdır. Aşk istemez, yalnız verir. Aşk bir mücadele değil âhenktir... Aşk bunun için ilâhidir... Gerçek aşkın bir tek değişmez vasfı vardır: Tükenmezlik... Aşk engellere ve hücuma uğradıkça kuvvetlenen ihtirastır. Rakipsizdir, yenilmez... Aşk kendi saadetini bir başkasınınkine feda etmektir... Mârifet bize yâr olmayan sevgiliyi kalbimizin içinde öldürmek! İşte en haklı, en mâsum, en kudretli ve en muhteşem cinayet. Peyami Safa

Kitap Okumaları

  • Öyle miymiş?
    ~ Şule Gürbüz – Başlangıç: 15.07.2019
  • Hesaplaşma
    ~ Trevanian – Başlangıç: 12.07.2019
  • Satranç
    Stefan Zweig– Başlangıç: 09.07.2019


Okunan Kitaplar

Müze Önerisi

İstanbul Arkeoloji Müzeleri

Telefon: 0212 520 77 40 - 41
Açık Olduğu Saatler: 09:00 - 19:00

Abone Olun

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler ters gitti.