GrknCnplt

Ekim, 2019 Arşivi

24 Eki, 2019

Bu Mümkün mü?

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Edebî

Bu büyük dehlizde tek başıma oturmuş, tüm bunları anlatacak birilerini bekliyorum. Anlatmanın faydalı olacağını düşünenlerdenim demek ki. Oysaki kaç kişinin yüreğine nakşedecek ve kaç kişi dinleyecek can kulağıyla anlatacaklarımı…

İyi bir hatip olmadığım gibi aynı zamanda iyi bir yalancıyımdır da. O nedenle hikâyemdeki kimi akılalmaz hâdisat için çok fazla kafa yormanıza gerek yok. Gerçekle doğru olmayan arasındaki ince farkı sizin o her şeyi umursamaz dimağınıza bırakıyorum. Bu yüzden de müsterihim aslında. Zira, anlatacaklarımın hangisinin gerçek hangisinin gerçek dışı olduğunu bilmenize pek olanak yok.

Her şeyin, olması gerektiği gibi seyrinde devam ettiği zamanları pek hatırlayamıyorum artık. Normal bir iş, normal arkadaşlıklar ve normal bir hayat. Bu mümkün mü?

11 Eki, 2019

Hukukun Dili

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Her Şey

Yuhanna’nın İncil’i “başlangıçta söz vardı” diye başlar. “Söz Tanrı’yla birlikteydi ve söz Tanrı’ydı”. Kur’an vahyi de “Oku, yaratan Rabbin adına …”[1] emri ile nüzûl etmeye başlamıştır. Teolojik bağlamda İslâm inancına göre eşyanın ismi Allah tarafından Âdem Peygamber’e öğretilmiş, Hıristiyan inancında ise Allah, bizzat Hz. Âdem’i nesnelere isim koymak için görevlendirmiştir. Eski Ahit’e göre de başlangıçta tek olan dil, Babil Kulesi efsânesi ile Rab tarafından insanların cezalandırılması sonucu çeşitlenmiştir.[2]

Bu ilâhi vasıtalar, dil unsurunun insanlık tarihi açısından oldukça önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir. Arz eden bu mühimlik, çağlar boyunca değişmemiş ve günümüze kadar dilin işlevselliği hıfzedilmiştir.

İlk insanın zuhur etmesi ile birlikte zamanla dünyanın muhtelif coğrafyasına dağılan topluluklar, kendileri için farklı bir dil oluşturmaya da başlamışlardır. Nitekim başlangıçta aynı dili konuşan ancak daha sonra birbirleriyle bütün iletişim ve ulaşım yolları kesilen topluluklar, on sene sonra birbirlerini anlamazlar. Bu toplulukların yeni ve farklı bir dil oluşturabilmeleri de uzun yıllar almaktadır. Ancak sonuçta farklı bir lisan ortaya çıkmakta ve lafız mes’elesi değişmektedir. Buna binaen şimdilerde dünyada konuşulan dil sayısının 5 ilâ 6 bin olduğu düşünülmektedir. Bu sayısal ifâdeye ayrıca yapay dillerin oluşturulma çabaları da katılırsa, filoloji biliminin çalışma sahasını genişletmiş oluruz. Aynı şekilde bir anlaşma gayesi olarak dil hususunda daha farklı girişimler de mevcut olmuştur.[3] Göstergebilimin dâhiline giren konular dışında Mors alfabesi, denizci haberleşmesi ve trafik ışıkları nevînden iletişim yolları da, dilin önemi üzerine sayılabilecekler arasındadır.[4]

Dilin, insanlar tarafından her sahada kullanılması onu canlı tutmuş ve yeni olaylar karşısında sürekli gelişmesini sağlamıştır. İnsanların, kadîm zamanlardan beri dili hukuk terminolojisi için de kullandığı bir gerçektir. Biz de çalışmamızı, işte bu; hukukun dili noktasında yoğunlaştırma gayreti içerisindeyiz. Yazının devamını okumak için tıklayınız »

Etiketler:

08 Eki, 2019

Mesleklerin Şâhı

Yazan: Gürkan Canpolat Kategori: Her Şey

İnsanoğlunun, üzerinde gayret gösterdiği ve her geçen zamanda üzerine yeni gelişmeleri eklediği yüzlerce, hatta binlerce meslek bulunmaktadır. Târihin ilk safhalarından başlamakla birlikte bu meslekler zamanın, mekânın ve toplumun ahvaline uygun bir şekilde inkişaf etmişlerdir. Kimi meslekler ilk insan olarak addedilen (üzerinde irdelenmesi ancak bir başka yazının konusu olabilir) Âdem’den beri varlığını korumayı başarsa da kimileri çözüm getirdiği sorunların ortadan kalkmasıyla târihe karışmıştır. Hatta aralarında öyle meslekler var ki onlar da zamanın devinimli çarkında kendisine muhkem bir yer edinmeye çabalamaktan başka bir şey yapamamaktadır.

Terminolojiye çok takılmadan meslek sınıflandırmasının içerisinde zanâatkârları, sanatkârları, tâcirleri ve tüm bunların kapsadığı, para kazanmak sâikiyle yapılan uğraşıları dâhil etmemiz gerekir. Bu durumda hayvancılığın hâlâ geçerli olması ve hatta günümüzde organik yaşam kaygılarının da tetiklemesiyle tekrar popüler duruma geçmesi ortadayken, at kullanımının devlet ve halk nezdinde sona ermesiyle nalbantlığın da kaybolan bir meslek hâline düşmesi gözler önündedir. Bir de arafta kalan ve tek tük de olsa rastlayabileceğimiz kimi para kazanma meşgaleleri bulunmaktadır. Bileyicilik, sütçülük, sepetçilik, kalaycılık ve çömlekçilik gibi meslekler, nadiren de olsa karşımıza çıkabilen meslekler olarak nitelendirilebilir.

Yazının devamını okumak için tıklayınız »

Etiketler:

İçerik

Hayede – Faryad

Arşivler

Takvim

Ekim 2019
PSÇPCCP
« Eyl Kas »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031 

Alternatif Tarih

Alternatif Tarih

Görsel Şölen

  • İstanbul Boğazı
  • Kedilerle yaşıyorum.
  • Her şey yasak!
  • Maltepe, Dersaâdet
  • İstanbul Boğazı
  • Develerle yaşıyorum.
  • Her Gece Bodrum.

Kısa Kısa

İnsan ruhunda ne çok yavan tat var. Gürkan Canpolat

Kitap Okumaları

  • Öyle miymiş?
    ~ Şule Gürbüz – Başlangıç: 15.07.2019
  • Hesaplaşma
    ~ Trevanian – Başlangıç: 12.07.2019
  • Satranç
    Stefan Zweig– Başlangıç: 09.07.2019


Okunan Kitaplar

Müze Önerisi

İstanbul Arkeoloji Müzeleri

Telefon: 0212 520 77 40 - 41
Açık Olduğu Saatler: 09:00 - 19:00

Abone Olun

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler ters gitti.